Serebral paralizi (SP) adele tonusunda bozukluk, duruş bozuklukları ve hareketlerde yetersizlik ile karakterize gelişimsel bir bozukluktur. Hareket etme yeteneğindeki bozukluğun yanında, zeka geriliği, davranış bozuklukları, duyu bozukluğu, öğrenme güçlükleri, işitme-konuşma bozuklukları, görme bozuklukları ve ağız-diş problemleri de SP tablosuna eşlik edebilen önemli sorunlardır.

Rehabilitasyon yaklaşımları

SP’li çocukta bir çok sorun bir araya gelerek aile ve çocuk için yaşamı güçleştirir. Bu nedenle problemlerin çok iyi tanımlanması gereklidir. Bilimsel ve bilinçli yaklaşım SP’li çocuğun daha bağımsız bir yaşama kavuşmasını sağlayabilir. SP’li çocuğun klinik tablosu, SP’nin nedenine, beyinde var olan lezyonun şiddetine, şekline ve diğer komplikasyonların olup olmadığına bağlı olarak farklılık gösterir. Bu nedenle her çocuğun tedavi ve rehabilitasyon programı farklılıklar içerir. SP’li çocuklarda görülen problemlerin en aza indirilmesi ve onların topluma kazandırılması çok yönlü bir rehabilitasyon programıyla sağlanabilir. Ailenin eğitiminden, çocuğun fiziksel çevresinin düzenlenmesine kadar bir dizi sorun göz önünde bulundurulmalıdır.

Rehabilitasyon yaklaşımlarını; genel olarak, tıbbi rehabilitasyon, fizyoterapi uygulamaları, iş ve uğraşı terapisi, işitme-konuşma terapisi, özel eğitim uygulamaları, psikososyal rehabilitasyon, davranış terapisi, mesleki rehabilitasyon başlıkları altında toplayabiliriz. Bu yaklaşımların hepsi bir bütündür, hasta ve ailesi ise bu bütünün en önemli parçasıdır. SP’li çocuklar bu yaklaşımlardan bir kaçına aynı anda ihtiyaç duyabilirler.

Türkiye’de çocuklarına SP teşhisi konulan aileleri birçok sorun beklemektedir. Bu sorunlardan en önemlisi çocuklarına nasıl bir rehabilitasyon yaklaşımı gerektiği ve hangi merkezden bu yardımı sağlayacaklarıdır? Türkiye’de SP’li çocukların rehabilitasyon uygulamaları üniversitelere bağlı çocuk rehabilitasyon birimleri, devlet hastaneleri ve özel hastaneler bünyesindeki rehabilitasyon birimleri ve özel, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde yürütülmektedir. SP’li çocukların hastanelerin ilgili birimlerinde özellikle üniversite hastanelerinde yürütülen medikal tedavileri yanında (teşhis, medikal takip, ilaç tedavisi, ortopedik operasyon, diş bakımı vb) rehabilitasyon yaklaşımları da çok önemlidir. Rehabilitasyon ekibini belirlemek çoğu zaman ailelere kalmaktadır. SP’li çocuğun rehabilitasyonunun çok yönlü ve zor olduğu kadar uzun süren bir uğraş olduğu düşünülürse ailelere yol göstermenin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Bütün bunlara rağmen unutulmamalıdır ki

SP fiziksel bir özürdür. Zeka yetersizlikleri, görme, konuşma, işitme ve algı bozuklukları fiziksel özüre eşlik etse de ilerleyici değildir. Bilinçli bir yaklaşım ve etkili rehabilitasyon ile yetersizlikleri en aza indirmek mümkündür.

Ailelerin rehabilitasyon yaklaşımlarına başlamakta geç kalmamaları gerekir. Çünkü 0-7 yaş dönemi (okul öncesi dönem) çok önemlidir. Rehabilitasyon yaklaşımlarının SP teşhisi konulur konulmaz başlaması gerekir. İlk 1 yaş öncesi erken rehabilitasyon programı daha kapsamlı olarak üniversiteye bağlı merkezlerden alınabilir. Erken rehabilitasyon uygulamalarında, aile eğitimi yanısıra çocuğun sorunlarını belirleyerek ileride gerekli olacak rehabilitasyon yaklaşımlarını saptamak çok önemlidir.

Gerek kamuya bağlı fizyoterapi- rehabilitasyon birimlerinde gerekse özel “özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri”nde SP’li çocuklarda rehabilitasyonun amacı;

Çocuklarda görülen hareket bozukluklarını en aza indirmek.,

Oluşabilecek kas-iskelet sistemi bozukluklarını önlemek, duruş bozukluklarının oluşmasını engellemek,

Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı sağlamak,

Yardımcı araç, gereç ve cihazları belirlemek ve bunların nasıl kullanılacağına ilişkin eğitim verme,

İş- uğraşı tedavi programı uygulamak,

Gerekli çocuklar için konuşma terapisi, oral-motor rehabilitasyon programı uygulamak,

Özel eğitim yaklaşımlarının uygulanması,

Kaynaştırma eğitimine ön hazırlıkların yapılması,

Aile eğitimi vermek ve SP’li çocuğun eğitimi konusunda aileye yol göstermek,

SP’li çocuğun yaşayacağı mekanların düzenlemesini yapmak,

ana hedefler olmalıdır.